Bilgi Yarışması, Ana Sayfa

Ana Sayfa

İkili Yarışmalar

Kelime Yarışmaları

Zeka Yarışmaları

Günlük

Foto Kulüp

Bir Soru

Serbest Kürsü

Dostluk

Üyelik
Ana Sayfa
Seçkin Üyelik
Mesaj Kutusu
Tavsiye Et
Tıkla Kazan
Ödül Listesi
Gruplar / Sıralama
Sohbet Odaları
  Üyelik
Kullanıcı adı
Şifre
Yeni üye
Şifremi unuttum
Tavsiye Edenlere 10,00 Bonus
Tavsiye edeceğiniz e-posta adresi


%50 Daha Hızlı Flash Menü

Aktif soru
27.965
Aktif üye
783

Bayrak

GÜNLÜK ÖZELLİKLERİ
Günlük sahibiherşeyeRağmen - polis
Günlük adıErkeklerin kadınlardan duymak istemediği sözler - Herkese açık günlük
Toplam okunma sayısı2675
Son güncelleme / Toplam kayıt25.12.2008 17:15:00 / Toplam kayıt: 4

GÜNLÜK KAYITLARI
Erkeklerin bi kadından asla duymak istemediği sözlerYeni yorum girAç/Kapa

ERKEKLERİN BİR KADINDAN ASLA DUYMAK İSTEMEYECEKLERİ SÖZLERİN NELER OLDUĞUNU ÖĞRENMEK İSTER MİSİNİZ?

(((((((TÜRKİYE))))))

1- Düşünüyordum da...

Eğer kadın "Düşünüyordum da" diye başlayan bir cümle kurarsa, ortada gerçekten ciddi bir durum var demektir. Size bir evlilik konusu açabilir ya da ayrılmaktan bahsedecek olabilir. Bunun başka versiyonları da vardır; "Beni niçin seviyorsun?" gibi... Bir kadın bu sözle konuya girerse, erkeğin kurtulabileceği ya da kendini haklı çıkarabileceği pek bir şey kalmaz. Önemli olan üste çıkmaktır ve kadın bunu her daim başarır.

2- Adam ol!

Bir erkek için erkekliğinin sorgulanması son derece kırıcıdır. Bir kadın erkeğe bu cümleyi sarf ettiğinde, karşılaşacağı her türlü sözlü saldırıya hazırlıklı olmalıdır.

3- Ailem seninle tanışmak istiyor.

Bunun anlamı, "Artık ilişkimizde ciddi bir adım atmamızın zamanı geldi"dir. Bunu birlikte çıktığınız bir yemekten dönerken 0nu eve çağırarak spontane hale getirebilecekken, gelecek planları konusunda 0nu endişelendirirsiniz. Kendi duyguları ve sizin sadakatiniz konusunda güvensizlikleri sürerken "Ailemle tanışacaksın" demeniz gerçekten korkutucu olur.

4- Başım ağrıyor

Bunun anlamı akşam hiçbir aksiyon olmayacağıdır. Bu sözü duymaktan gerçekten nefret ederler, ama karşılarındaki gerçekten yorgunsa ısrar etmekten vazgeçerler.

5- Ne düşünüyorsun?

En kilit sorudur. Gerçi bütün kadınlar, karşılarında boş boş bakan ve derin düşüncelere daldığı her halinden belli olan erkeklere ister istemez "Ne düşünüyorsun" diye soruverirler. Ancak bu hareket çok yanlıştır ve size karşı tüm sempatisini yitirmesine neden olabilecek kadar ağır sonuçlara yol açabilir.

6- Beni çekici buluyor musun?

Kendimiz ve dış görünüşümüzden rahatsız olduğumuz zaman bu soruyu hemen partnerimize sorarız. Amacımız "Evet" cevabını almaktır. Ancak bu karşı taraf için hiç de kolay olmayan bir soru... "Evet" dese "Neden belli etmiyorsun" diye karşılık verir, "Hayır" dese "Kesin aldatıyor" paranoyasına kapılırız çünkü... Eğer karşımızdakinin düşüncelerine saygı duyuyorsak, bu soruyu daha yumuşak şekilde sorabiliriz. Mesela "Üstümdeki jean güzel mi?"

7- Bende bir farklılık görüyor musun?

Dünyanın neresine giderseniz gidin kadınlar bu soruyu erkeklere sorarlar. Neden? Bizdeki hiçbir değişikliğin farkına varmazlar da 0ndan. Bu tarz şeyler 0nların ilgi alanında değildir. Özellikle saçınızı kestirdiğinizde fark etmemesi, ilerde de fark etmeyeceği anlamına gelmez. Biraz sabır...

8- Arkadaşım hamile (ya da nişanlandı)

Bir erkek için yeterince manidar... Çünkü eğer en yakın arkadaşınız hamileyse ya da nişanlandıysa sıra otomatik olarak size gelmiş demektir. Bu erkeğin huzurunu kaçıran bir durumdur. Haliyle partnerinizin bu cümleden hoşlanmasını gerektiren tek bir nokta bile yok.

9- Konuşmamız gerek...

Herkes bilir ki bu, ciddi dönüm noktalarından önce sarf edilen bir cümledir. Sizden ayrılacak mı yoksa başka bir sorunu mu dile getirecek, erkek, karşısındaki kadın konuşana kadar bunu anlayamaz. Gün içinde "Seninle konuşmam gerek" cümlesini duyan bir erkek, akşama kadar boncuk boncuk ter döker. Sizin böyle bir cümle kurmanıza fırsat vermemesini umut ediyoruz.

10- Eski sevgilim...

Kadınlar eski erkek arkadaşlarını konunun bir parçası yapmaktan özellikle kaçınırlar. Ancak bazen spontane olarak ağızdan bu sözcükler dökülebilir. Aman ha! Kimseyle yeni sevgilinizi kıyaslamayın.



Kayıt tarihi : 12.12.2008 - Toplam yorum : 1

10'da 10... Nemi oldu ?? Tabiki adios muchos ::))))

Kayıt tarihi : 13.12.2008 01:59:00 - Yorum sahibi: ombasaran


Yeni yorum girAç/Kapa

Ah gül pınarım,
hayatın en yorgun anında
haşarı saçlarınla,çocuksu bakışlarınla,
çaldın gönül kapımı.
Ah buğu bakışlım,
renklerin solduğu,şarkıların sustuğu,
zamanın durduğu yerde sen başlıyorsun.
Ah sevdalım
sen yüreğim kadar yakın,
çocukluğum kadar uzaksın.
lal olmuş dilim bunu nasıl anlatsın.
Gözlerinin ruhuma aktığı ogünden beri,
içimde sevdanı saklıyorum,
ve inan sevdiğim inan,
SENİN OLMADIĞIN HERYERDE ÜŞÜYORUM......... ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,.Büyük yalnızlığı yaşıyorum yeniden ,yalnızlık ölümden beter hiç kimse aramasa sormasa beni;SEN GELSEN YETER.Huzur ellerinin güzelliğidir.Gözlerin karşımda mutluluk denizi, her sabah soframızda ekmeğimizi;SEN BÖLSEN YETER.Yüreğim seninle yaylalar kadar serin,ne bir çizgi ister,duman gibi gözlerime;SEN DOLSAN YETER.Duymasada hiç kimse gönlümün sende karar kıldığını,ve içimin acıdığını;SEN BİLSEN YETER.Birgün tükendiğimi, çıkıp gelsen uzaklardan korkulu,ürkek,bir incecik dal gibi üzerime titreyerek;EĞİLSEN YETER.......



Kayıt tarihi : 7.12.2008 - Toplam yorum : 0


güzel bi öyküYeni yorum girAç/Kapa

Yaşlı kadın yatağından kalktı. Sabah ezanının insan ruhuna huzur veren sesi oda içinde yankılanıyordu. 88 yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte odaya ezan sesi ile birlikte baharın güzel kokusu ve kuş cıvıltıları doluştu. Penceresinden gözüken Kurtuluş Parkına bakarak yaşlı ciğerlerine sabahın ılık esintisi ile doldurdu. Abdestini aldı, sabah namazını kıldı. Mutfağa yöneldi. Çayla birlikte bir iki lokma bir şeyler atıştırdı. Oturma odasına yöneldi. Eski bir fiskos masasının yanındaki koltuğuna ilişti. Masanın üstü çerçeveler ile doluydu. Bir tanesine uzandı, camının üzerinde titreyen parmaklarını dolaştırdı. Çerçevenin içindeki fotoğrafta İstiklal madalyalı kara yağız bir adamla, makyajsız olmasına rağmen güzelliği göz alan bir kadın birbirlerine bakarak gülümsüyorlardı. Yaşlı kadın 'Günaydın Anne, Günaydın Baba' dedi. Usulca yerine koyduğu çerçeveye bir bakış daha attıktan sonra başka bir çerçeveyi eline aldı. Bu siyah beyaz fotoğrafta da subay üniformalı bir adamla bir gelin yan yana duruyorlardı. Yaşlı kadın çerçeveyi titreyen dudaklarla öptü. 'Günaydın Kocacığım' dedi. Kadın bu çerçeveyi de bıraktıktan sonra üçüncü ve son çerçeveye uzandı. Artık gözlerinden yaş damlıyordu. Fotoğraftaki biri erkek diğeri kız çocuklara bakıp 'Günaydın Evlatlarım' dedi. Tüm çerçevelere kısaca göz atıp 'Sizleri, hepinizi çok özledim' dedi.

Gözlerinde biriken yaşları sildi. Artık ağlamak için bile yaşlı hissediyordu kendini. Ağır ağır doğrulduğu koltuğundan eski telefonuna doğru yöneldi. Ağır ağır numaraları çevirdi. Karşısına çıkan adama 'Bir taksi istiyorum' dedi ve adresi verdi. Kapısını kilitleyip, apartman merdivenlerine yöneldi. Yıllarca çekmediği zorluk
kalmamıştı ama şimdi bu merdivenler hayatının en büyük engeli olmuştu. Ağır ve dikkatli bir biçimde iniyordu. Sabırsızlanan taksi şoförünün çaldığı korna sokağı inletiyordu. 'Patlama be adam' dedi. Nihayet
taksiye binebildi. 'Teyze hoş geldin' dedi 25-30 yaşlarındaki şoför. 'Nereye gidiyoruz?' Kadın kısa bir sessizliğin sonunda 'Tüm bir gün beni taşırmısın?' diye sordu. 'Sana 500 lira veririm.' Adam küçümser
bir gülümseme ile, 'Mal sahibi benden her gün 500 lira istiyor teyze' dedi.

Kadın gülümsedi

'O zaman sana 650 lira vereceğim ne dersin?'

'Kurtarmaz ama senin güzel hatırını kırmayayım. İlk önce nereye gideceğiz?'

'Anıtkabir'e'

'Anıtkabir'e mi?

'Evet'

'Tamam teyzeciğim'

'Yaş kaç teyzeciğim?'

'Seksen sekiz'

'Maşallah Allah uzun ömür versin teyzeciğim'

'Allah sağlıklı mutlu ömür versin oğlum'

'Haklısın teyzecim'

Taksi Anıtkabir'in kapısına gelmişti. Şoför 'Teyzeciğim geldik' dedi. Dalgın görünen kadın 'Evladım burada yardımına ihtiyacım var' dedi. 'Benimle gel' Adam şaşırmıştı. 'Tabii teyze' dedi. Kuşkulu gözlerle 'Bizi buraya alırlar mı?' diye sordu.

O ana kadar dalgın ve yorgun görünen kadın, bir anda irkildi. Gözlerinden ateş fışkırarak 'Ne demek almamak? Sen daha önce hiç gelmedin mi buraya?' dedi

'Hayır'

'Kaç yıldır Ankara'da yaşıyorsun?'

'Ben Ankaralıyım teyze. Doğma büyüme'

'Ee o zaman'

'Ne bileyim bir kez okulla gelmiştik bayramda. Bayram olmayınca burası kapalı sanıyordum ben'

Kadın sinirli bir şekilde kafa salladı.

Şoför utanmıştı. Mozoleye çıkan mermer merdivenlere kadar konuşmadılar. Merdivenlere geldiklerinde Şoför kuşkulu bir şekilde

'Nasıl çıkacaksın Teyze?' diye sordu.

'Her ay nasıl çıkıyorsam öyle'

'Her ay geliyormusun?'

'Evet'

Uzun bir uğraşla merdivenleri çıktılar. Mozoleye doğru ağır ağır ilerlediler. İçerisi çok serindi. Şoför büyük bir azimle yürümeye çalışan kadının koluna girmişti. Kadının nefes alışları sıklaşmıştı. Nihayet mozolenin önüne geldiler. Kadın şoförün kolundan ani bir hareketle kurtuldu. Çantasını açtı. Tek bir karanfil çıkardı. Mozoleye doğru ilerledi. Çiçeği mozoleye koydu. Şoför şaşkınlıkla olayı seyrederken kadının ağzından şu sözlerin döküldüğünü fark etti.
'Hayatım boyunca sana verdiğim sözü tutmak için çalıştım' Ağır ağır geriye çekilen kadın ellerini açıp Fatiha okumaya başladı. Şoför kısa
bir şaşkınlığın ardından 0na katıldı. Kadın bir anlık suskunluktan sonra 'Hadi gidelim' dedi.

Geldiklerinden çok daha ağır bir şekilde arabaya döndüler. Şoför kadının durumundan endişelenmeye başlamıştı. 'Yoruldun mu Teyze' dedi.

Kadın sustu. Bir süre suskunluktan sonra 'Evet hem de çok yoruldum' diye cevapladı.

'Nereye gidiyoruz?'

'Bankaya'

Şoför arabasındaki kadının herhangi biri olmadığını anlamıştı. Bu yaşlı kadının Atatürk'e verdiği söz ne olabilirdi? En sonunda
dayanamadı.

'Teyzeciğim bir şey sorabilirmiyim?'

'Sor bakalım evladım'

'Anıtkabir'de Atatürk'e bir söz verdiğinizi söylemiştiniz. O söz nedir?'

'Uzun hikaye evladım'

'Olsun be teyze anlat ne olur'

'Ben lisedeyken bizim okulumuza gelmişti Atatürk. Beni de 0na çiçek vermek için seçmişlerdi. Çiçeği verdiğimde bana ismimi sordu. Bende
'Adalet' dedim. Bunun üzerine 'Ne güzel ismin varmış' dedi. 'Okulu bitirince ne olacaksın' dedi bana. Hemşire dedim. Oda 'Güzel meslek
ama bence sen Hakim ol ismine çok yakışır' dedi. Ben kadından hakim olmaz ki dedim. Kaşlarını çattı, 'Sen istedikten sonra olur. Senden
söz istiyorum hakim olacaksın' dedi .'

'Sen ne dedin peki?'

'Mustafa Kemal emretmiş ne denir? Söz verdim.'

'Peki olabildin mi Adalet Teyze?'

'Evet ben Cumhuriyetin ilk kadın hakimlerindenim.'

'Vay be. Sende ne hikaye varmış Adalet Teyze'

'Herkesin bir hikayesi vardır evladım. Herkesin hikayesi de kendine göre değerlidir. Eğer insanların hikayelerini bilip anlayabilirsen
insanlara daha anlayışlı davranabilirsin'

'Haklısın Adalet Teyze. Bu bankamı gelmek istediğin'

'Evet'

'Yardım edeyim mi? Bende geleyim mi?'

'Hayır. Sen burada bekle lütfen.Bu arada adın neydi evladım'

'Osman teyzeciğim'

'Tamam Osman. Beni 45 dakika kadar sonra buradan al olur mu?'

'Tamam teyzeciğim'

Adalet hanım bankadan içeri girdi. Osman öğlen saatinin geldiğini fark edip yemeğe gitti. Yemek boyunca Adalet hanımı düşündü.
'Kim bilir neler yaşamış, neler görmüştür' diye düşündü. Tam vaktinde bankanın önündeydi. Adalet hanım 15 dakikalık gecikme ile geldi.

'Hoş geldin Hakim Teyze'

'Çok uzun zamandır bana Hakim denmemişti.'

'Hoşuna gitmediyse söylemeyeyim?'

'Yok aksine hoşuma gitti. Sağol'

'Nereye gidiyoruz?'

'Seyranbağlarına'

'Tabii'

'Hakim Teyze çok yer gezmişsindir sen'

'Tüm Anadolu'yu karış karış gezdik rahmetli kocamla'

'Ne iş yapardı amca?'

'Subaydı.'

'Ne zaman vefat etti?'

'1952′de'

'Çok olmuş.Gençmiş'

'Kore savaşında şehit oldu.'

'Allah rahmet eylesin Hakim teyze'

' Sağol'

'Seyranbağları'na geldik nereye gideceğiz?'

'Sağa sap. İkinci binanın önünde dur.'

'Tamam.Buyur Hakim Teyze.Geleyim mi ben'

'Yok bekle burada'

Osman beklemeye başladı. Bir ara merak etti. Binanın uzaktan görünen levhasına baktı. 'Seyranbağları Kız Yetiştirme Yurdu'
yazısını okudu. Anlam veremedi. 'Bu kadın burada ne yapar ki?' diye düşündü.

Yarım saat sonra Adalet hanım göründü. Yanında orta yaşlı kibar bir hanım vardı. Adalet hanımı arabaya ağır ağır bind

Kayıt tarihi : 27.11.2008 - Toplam yorum : 4

Eeeee, sonu yok bunun......
Kayıt tarihi : 27.11.2008 23:25:00 - Yorum sahibi: sevdamalaz

Devamı benden olsun...

Yarım saat sonra Adalet hanım göründü. Yanında orta yaşlı kibar
bir hanım vardı. Adalet hanımı arabaya ağır ağır bindirdi. Kadın 'Adalet Hanım size ne kadar teşekkür etsek azdır. Her zaman yanımızdasınız. Kızlarda sizi çok seviyor. Ne olur arayı çok uzatmayın. Yine gelin' dedi.

Adalet hanım, buğulu gözlerle 'İnşallah. Kızlara selamımı söyleyin. Bende 0nları çok seviyorum. 0nlara iyi bakın' dedi.

            Araba hareket etti.

            'Nereye Hakim Teyze?'

            'Hemen iki sokak öteye'

            Osman iki sokak ötede bu sefer başka bir binanın önüne park etti.
Bu binada da 'Ankara Seyranbağları Huzurevi' yazıyordu.

            'Bekle beni'

            'Tabii Hakim Teyze'

            Yine 1 saate yakın bir bekleyişin sonunda bu sefer etrafında bir çok
yaşlı kadın ve adamla çıkageldi Adalet Hanım. Sarılıp
öpüştükten sonra oradan ayrıldılar. Osman dikiz aynasından Adalet Hanım'ın gözlerinden akan yaşları fark etti.

'İyi misin Hakim Teyze'

'İyiyim Osman. Eski dostları görünce insan bir hoş oluyor'

'Nereye gidiyoruz?'

'Cebeci Asri Mezarlığına'

'Tamam'

'Teyze nerelisin sen?'

'Aydın Sökeliyim. Babam orada pamuk ekerdi. Annem ev hanımıydı. Sonra Kurtuluş Savaşı oldu. Babam savaşa gitti. Söke işgal oldu. Biz dağlara kaçtık annemle. Saklandık dağ köylerinde. Savaş bitince Söke'ye döndük. Allah'a Şükür Babam'da sağ salim döndü savaştan.'

'Sonra ne oldu?'

'Liseye Aydın'a gönderdi babam. Orada Atatürk'le karşılaştım. Sözümü tutmak için İstanbul'a gittim. Hukuk fakültesine girdim. Orada rahmetli eşimle karşılaştım. O Harbiye'de okuyordu o zaman. Mezun olunca evlendik..'

'Çocuğunuz var mı?'

'Bir kızım bir oğlum vardı.'

'Neredeler şimdi?'

'Oğlum dışişlerinde çalışıyordu.'

'Ne güzel'

'1978'de Fransa'da  Ermeniler öldürdüler.'

'Üzüldüm Hakim Teyze. Başın sağ olsun. O da babası gibi şehit oldu yani'

'Evet. Şehit babanın şehit oğlu. Allah kimseye evlat acısı vermesin.'

'Amin. Ya kızın?'

'O eşi ve çocukları ile İzmit'te yaşıyordu. Öğretmendi. 1999′da depremde hepsi vefat ettiler.'

'Allah rahmet eylesin.Boş boğazlığımla üzdüm seni Hakim Teyze kusura bakma'

'Sanki sormasan aklımdan çıkıyorlar mı evladım.Sen üzülme sağol'

'Geldik Teyze'

'Tamam evladım. Al işte paran artık gidebilirsin.'

'Hakim teyze buradan nasıl döneceksin? Ben seni bekleyeyim eve bırakayım.'

'Yok beni alacaklar buradan'

'Hakim Teyze bu para fazla. Kusura bakma ben sana yalan söyledim.
Taksinin sahibi benden 350 lira bekliyor. Affet beni. 350 'yi  0na veririm. Gerisi kalsın.
Bende para istemem. Bugün senden aldığım hayat dersinin parasal karşılığı yok zaten.'

'Çocukların var mı?'

'İki tane ellerinden öperler.'
Taksinin güneşliğinden çocuklarının resimlerini çıkarıp gösterdi.

'Adları nedir?'

'Kemal ve Ayşe'

'Oğlumun adı da Kemaldi.'

Sessizliğin ardından Osman'ın elindeki parayı ittirdi Adalet Hanım..

'Onlara bir şeyler al benim için. 0nları okut. Ama yalansız, dolansız, çok çalışarak helal lokma ile büyüt ve okut.
 Atatürk'ün bana yaptığı gibi içlerindeki gücü fark etmelerini sağla.
Bir de vatanını, milletini sevmelerini öğütle 0nlara.'

Osman Adalet Hanımın ellerine sarılıp öptü. 0na iyi evlatlar yetiştireceğine söz verdi.
Adalet hanım mezarlığın kapısından ağır ağır içeri girerken; Osman yaşlı gözlerle 0nu izliyordu.
Hayatının en büyük dersini kendisi küçücük, yüreği yaşadığı acılara rağmen kocaman ve güçlü bu yaşlı kadından almıştı.
Osman arabasını mal sahibine götürmeye karar verdi. Bu gün daha fazla çalışamazdı.

Ertesi gün Ankara'da garip bir yağmur yağıyordu. Sanki gök delinmişti. Osman taksiyi mal sahibinden almış, durağa gelmişti.
Çay ocağının yanında duran gazeteyi aldı. İlk sayfadaki haberlere göz gezdirdi.
Siyaset doluydu gazete. Hiç anlamazdı. Sıkılıp adli olayların yer aldığı üçüncü sayfayı açtı. Taksiciler arkadaşları ile ilgili kötü haberleri genellikle oradan alırlardı.
Göz gezdirirken bir haber dikkatini çekti:
 'Dün gece geç saatlerde Cebeci Asri mezarlığında  bulunan cesedin Cumhuriyet tarihinin ilk Kadın Hakimlerinden Adalet YILMAZ'a ait olduğu belirlendi. Adalet YILMAZ'ın bulunduğu yerdeki mezarların eşine ve oğluna ait olduğu belirlendi. YILMAZ vefat ettiği gün bankadaki tüm parasını çektiği, bu parayı ikiye bölerek Seyranbağları'ndaki bir kız yetiştirme yurdu ile bir huzurevine bağışladığı belirlendi. Polis, Adalet YILMAZ'ın mezarlığa ölmek için gittiğini düşünüyor.'

Osman bir anda sarsıldı. Gözyaşlarına engel olamıyordu. Taksici arkadaşları hiçbir şey anlamadılar.
Bir daha da hiç anlatmadı Osman bu yaşadıklarını.
Herkesin tek bildiği Osman'ın bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında
 'Gökler bile sana ağlıyor' diyerek ağladığıydı.


Kayıt tarihi : 27.11.2008 23:33:00 - Yorum sahibi: anayasa
Çok güzel bir hikayeydi..
Kayıt tarihi : 4.12.2008 17:28:00 - Yorum sahibi: asli_616
Çok güzel bir hikaye.
Kayıt tarihi : 25.12.2008 17:15:00 - Yorum sahibi: ugur-ca


güzel bi hikayeYeni yorum girAç/Kapa

Günlerden bir gün, köylerden birinde, bir adamın eşeği kör kuyulardan birinin içine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer diye sormayın. Eşek bu, düşmüş işte.

Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranmış, anırmış, sesini duyurmaya çalışmış. Derken eşeğin sahibi gelmiş kuyunun başına.

Bakmış zavallı eşek kuyunun dibinde melül mahzun bakınıyor. Üstelik de yaralı. Bir hal çaresi düşünürken bir koşu gidip köylüleri yardıma çağırmak gelmiş aklına.

Ne yapsak, ne etsek de şu eşeği kuyudan çıkarsak derken, bakmışlar ki hayvan zaten yaralı, belki de kırık çıkığı da var, çok acı çektiği de belli, artık kurtarılsa da işe yaramaz düşüncesiyle çıkarmaktan vazgeçmişler ve üzerini toprakla doldurmaya karar vermişler. Herkes eline geçirebildiği ne varsa başlamışlar kuyuyu toprakla doldurmaya.

Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları her seferinde silkinerek üzerinden atmış. 0nlar yukarıdan atmış, eşek silkelenerek her defasında toprağı altına almış.

Derken, ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her defasında biraz daha yükselmiş ve giderek yukarıya çıkmaya başlamış eşek. Köylüler de şaşırmışlar hayvanın giderek yükselmesine. 0nlar atmış eşek yükselmiş derken neticede hayvan yukarıya çıkmayı başarmış.



Kayıt tarihi : 27.11.2008 - Toplam yorum : 4

Malesef bizim ülkedeki eşşeklerde böyle yükseldi...
Kayıt tarihi : 27.11.2008 17:57:00 - Yorum sahibi: milkman74
güzel bir örnek teşekkürler...
Kayıt tarihi : 27.11.2008 17:58:00 - Yorum sahibi: milkman74
evet haklısın kardeşim ve bu eşekleri biz yükselttik
Kayıt tarihi : 27.11.2008 17:58:00 - Yorum sahibi: herşeyeRağmen

Neyse.. İçimde kalsın, vazgeçtim yazmaktan.. Ama yok dayanamıyorum, iki laf etmem lazım. İnsanoğlu ne kadar İNSAN (!) görüyor musunuz, ne kadar düşünceli, ne kadar hassas (!), ne kadar merhametli (!). Canlı canlı ha..O hayvancağız orada capcanlı dururken öyle mi! Ben buraya takıldım işte. Sonu güzel, 0na mı sevinmeliyim? E öyle yapmaya çalışayım bari...    


Kayıt tarihi : 27.11.2008 18:02:00 - Yorum sahibi: bulmalıyım




Günlük yazmak için üye girişi yapmalısınız, üye girişi yapmak için buraya tıklayın.




Günlük nedir? | Günlüklerim | Yeni kayıt | Günlük ara

Kelime Cambazı
Kelime Cambazı
Toplam 0 yarışmacı
Kelime Hazinesi
Kelime Hazinesi
Toplam 0 yarışmacı
İkili Bilgi Yarışmaları
İkili Bilgi Yarışmaları
Toplam 0 yarışmacı
Bir günlük hediye (ücretsiz) seçkin üyelik için buraya tıklayın


Üye olan herkese
10 BONUS
Üye olmak için tıklayın
Tavsiye edenlere
10 BONUS
Tavsiye için tıklayın
Tıkla Hemen
Bonus Kazan

Bonus için tıklayın
İş ortaklığı | Web Master | Hakkımızda | Sık Sorulanlar | Bize Ulaşın
birmilyon.com bilgi merkezli bir sitedir, bilginin paylaşılması ve çoğaltılması ilkesine dayanarak,
birmilyon.com da yer alan hertürlü soru ve bilgi yarışması tamamen paylaşıma açıktır.
Seçkin üyelik | Bilgi yarışmaları | Kelime ve Zeka Yarışmaları | Günlük | Foto kulüp | Bir sorum var | Serbest kürsü
Normal üyelik | Bilgi yarışması | Çocuk yarışması | Soru gönder | Bir işlem | Bir kelime | Timsah avı
Kullanım Şartları | Güvenlik ve Gizlilik | birmilyon.com V8 turbo

Bilgi Yarışması

0,125